Nasıl mutlu oluruz ?

Sadık amca vardı mahallemizde, kendisini neredeyse herkes tanırdı, eşi vefat ettiğinde çok üzülmüş ve bir daha hiç evlenmemişti. Adı gibi sadıkdı kendisi.

Emekli olmuştu ama sürekli atölyesinde çalışmaya devam ederdi boş durmayı sevmezdi.
Evinin balkonunda ve pencere önünde olan çiçeklere gözü gibi bakar sulamayı eksik etmezdi, nitekim onlar rahmetli eşinden ona hatıraydı.

Ama beni asıl duygulandıran şey Sadık amca'nın az gelirine rağmen sürekli bir yardım ve
paylaşım için de olmasıydı.

Mahallede ki kediyi, köpeği, kuşu gücü yettiğince besler hatta beslemeyi ihmal dâhi etmezdi.
Bayram günü geldiğinde sabah ilk iş onu görmeye gittim yanlızdı ve öyle hissetmesini istemiyordum.

Çiçekleri suladık sokakta yaşıyan diğer canlılara da suyunu ve yemeğini verdik.
Sonra da beraber eşinin mezarına gittik. Oradan ayrılınca gözyaşlarının bir kısmını orada bıraktı Sadık amca.Tabi bende göz yaşlarımı saklayamamıştım.

Aradan altı ay geçtikten sonra Sadık amca vefat ettmişti. Kavuşmuştu eşine ama hiç aklımdan çıkmadı kendisi.

Kimseye kızmaz, gönül kırmazdı. Mahallede ki çocukları hep bağrına basardı.
Hep mutlu bir insandı çiçeklere su verdiğinde öyle naif bir tebessüm oluşurdu ki yüzünde bende mutlu oluyordum onu öyle görünce. Çocuklara harçlık verdiğinde yahut kediyi, köpeği, kuşu beslediğinde yüzünde hep aynı tebessüm bozulmayan bir mutluluk tablosu vardı.

O gün de ve Sadık amca ile geçirdiğim her günde aklıma hep şu geldi biz insanız,
biriktirdikçe değil paylaştıkça mutlu oluruz.

Yorumlar